DOLAR 44,8950 0.23%
EURO 52,8913 -0.09%
ALTIN
BITCOIN %
Ankara
°

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

adana haber - agrı haber - haber ajansı - akdag haber - akit tv haber - almanya haber - ana haber bülteni - news haber - ankara haber - arabistan haber - asayiş haber - spor haber - ataköy haber - avrupa gazetesi - avustralya haber - aybastı haber - azerbaycan haber - bağdat haber - bartın haber - başakşehir haber - basın bülten - batum haber - bayburt haber - beykent haber - bilişim haber - boomerang haber - çankırı haber - cnbc haber - cnn haber - dobra haber - doğuş gazetesi - dolunay haber - doruk haber - dünya haber merkezi - ermenistan haber - flash haber - fox haber - fox tv haber - fransa haber - gazete gündem - gaziantep haber - gaziantep haber - giresun haber - global bülten - gümüşhane haber - gümüşhane manşet/a> - gürcistan haber - haber28 haber - 365 haber - 365tv haber - haber60 haber - haber ajansı - haber aktif - best haber - birgün haber - objektif haber - haber özetleri - sizin haber - hakkari haber - hep haber - ığdır haber - ılgın haber - ingiltere haber - internet haber - iskenderun haber - istihbarat haber - kadının sesi haber - kanada haber - kanal24 haber - kanal7 haber - kanal a haber - kanal t haber - kapsam haber - karadeniz haber - karamürsel haber - kazakistan haber - kent haber - kıbrıs haber - kıbrıs tv haber - küçükçekmece haber - maçka haber - madtv haber - magazinpress haber - makedonia haber - malatya haber - megachannel haber - merkez ana haber - muş haber - olay tv haber - öncü haber - özbekistan haber - özgür haber - özlem haber - parti haber - pause haber - polis haber - samsun gazete haber - sandıklı haber - seçim haber - sendika haber - show haber - show tv haber - sivil haber - star tv haber - suriye haber - tatil haber - teşkilat haber - tokat gazete haber - trt1 haber - türkistan haber - tv5 haber - tvnet haber - ultra haber - ulusal bülten haber - ulusal kanal haber - vatan haber - uluslararası haber - yerel bülten haber - yeryüzü haber - zaman haber - adalet haber - adana gündem haber - alem haber - aliağa haber - amasya haber - anadolu manşet haber - ankara güncel haber - antalya haber - antep gazetesi haber - askeri haber - aydın haber - bağcılar haber - basın haber - beylikdüzü haber - beypazarı haber - beyşehir haber - bodrum haber - bomba haber - bozkır haber - cep haber - çeşme haber - denizli gündem haber - doğubeyazıt haber -elbistan haber - erzurum gündem haber - evrensel haber - evrim haber - gaziantep bülten haber - girişim haber - gölbaşı haber - 365 haber - 44 haber - 73 haber - 77 haber - aksiyon haber - arşiv haber - bir haber - channel haber - karadeniz haber - özet haber - port haber - sosyal haber - haber yazıyo - haber yelkeni - hemen haber - istanbul haber - istanbul son haber - kandıra haber - kars manşet haber - kayseri manşet haber - magazin tv haber - merzifon haber - nesil haber - news haber - onay haber - ordu manşet haber - şafak haber - samsun manşet haber - sarıyer haber - sarıyer son haber - sky haber - tarım haber - taşova haber - trabzon manşet haber - video haber - yükseliş haber - zafer haber - küre haber - haber - haber - anadolu haber - antakya haber - çarşamba haber - aksiyon haber - haber turu - ulusal haber - internet gazetesi haber - millet gazetesi haber" - moda haber -organik haber -smart haber -terme haber - zara haber
sponsor reklam
  • Gümüşhane Manşet Haber
  • Gündem
  • 3.Sayfa
  • Türk Demokrasi Vakfı’nın Düzenlediği Demokrasi Şurası… Uysal: “Hiç Kimsenin Demokrat Olmadığı, Herkesin Birbirinin Celladı Olduğu Süreci Sona…
266 okunma

Türk Demokrasi Vakfı’nın Düzenlediği Demokrasi Şurası… Uysal: “Hiç Kimsenin Demokrat Olmadığı, Herkesin Birbirinin Celladı Olduğu Süreci Sona…

ABONE OL
18 Aralık 2022 14:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal, Türk Demokrasi Vakfı’nın düzenlediği Demokrasi Şurası’nda; “Bugünkü iktidar sahiplerinin de her birimize söylediği, ‘Demokrasi mafiş’ sözüdür. O açıdan, bu ülkede hiç kimsenin demokrat olmadığı, herkesin birbirinin celladı olduğu süreci sona erdirmek mecburiyetindeyiz. Bu fasit daireden Türkiye’yi çıkartmak mecburiyetindeyiz. Özellikle, yarınlarda Cumhuriyet’in tarihi yazılırken adeta tarihimizde olduğu gibi fetret dönemlerine benzer, Türkiye’nin bu 20 yıllık döneminin bir fetret dönemi olarak yazıldığı noktada, Türkiye’de herkesin birbirinin celladı olduğu bu süreçten çıkartacağımıza inanıyoruz” dedi.

Türk Demokrasi Vakfı, İstanbul’da Demokrasi Şurası düzenledi. Toplantıya, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İYİ Parti TBMM Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kaya, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu, siyasi partilerin genel başkan yardımcıları, milletvekilleri ve belediye başkanları katıldı.

DP Genel Başkanı Gültekin Uysal, şöyle konuştu:

“BUGÜNKÜ DEMOKRATİK DÜZEYİ HAK ETMEDİĞİ KANAATİNDEYİZ”

“Ülke adına, milletimiz adına, demokrasimiz adına üzüntüler yaşasak da derin manalar içeren günlerdeyiz. İnsanlık, toplum olarak yaşadığı andan itibaren hep bir güven kaygısıyla bir gelişim çizgisini tutturmuş. Modern demokrasi tarihi de kuvveti elinde bulunduranların yetkilerini, sınırlarını hukuk içerisinde aslında bir nevi sınırlandırmanın tarihi, keyfiliğin sınırlandırılmasının tarihi. Bu serüven içerisinde elbette, imparatorluktan Cumhuriyet’e tebarüz eden bir iklimin önemini bilmek durumundayız. Bugün, verili olarak bulmadığımız demokrasiyi içselleştirmek gibi bir sürecin de içerisindeyiz. Maalesef bugün, milletimizin demokrasi serüveni içerisinde, özellikle çok partili siyasi hayata geçtiğimiz andan itibaren demokrasi mücadelemiz, kaybettiklerimizi bir nevi yerine koymanın mücadelesi olarak da tarif edebiliriz. Geldiğimiz noktada, bu büyük ülkenin demografisiyle, ekonomisinin büyüklüğüyle, bugün dondurulmuş olsa da AB müzakeresi yürüten bir ülkenin vatandaşları olarak bugünkü demokratik düzeyi hak etmediği kanaatindeyiz. Milletimizin demokrasi talebini, özellikle 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsü sonrası kendileri için bir nimet olarak değerlendirenler, adeta tarihi geriye doğru akıtırcasına milletimizin talebini sınırlandırmak, geriye çevirmek, sınırsız yetki, sıfır denetim mantığı içerisinde 85 milyondan daha ziyade bir kişinin talepleri doğrultusunda bir yola girdi. Bugün ‘Meydan okumalarla karşı karşıyayız’ diyerek, Türkiye’nin adeta bir tercihe zorlandığını görüyoruz. Oysa hükümet edenlerin meselesi sadece güvenliği temin etmek değildir. Güvenlikle beraber özgürlüğü, refahı temin etmek mecburiyetindeyiz. Bugün demokrasilerimizin artık en temel girdisinin hukuk ve demokrasi olduğunu şu yaşadığımız fiilen ve resmen adına yerli ve milli diyerek ifade edilen rejimin tabii çıktılarına bile baksak, bunları görebiliriz.

Siyaset bilimi literatüründe sert kuvvetler ayrılığına dayanan başkanlık modelleri de alışageldiğimiz parlamenter demokratik modeller de meşrudur. Ama bugün, üzülerek ifade etmek isterim ki, adını bile tarif etmekte zorlandığımız, güya kendimize özgü bu demokratik modelle Türkiye’nin yol alabilme imkanı olmadığı kanaatindeyim.

Ortaokul yıllarında bir hikaye hatırlarım. Domatese patates aşısı yapmışlar, domepato diye bir renksiz, kokusuz, ahenksiz bir ürün ortaya çıkmış. Bugün Türkiye’de demokrasimizi tarif etmeye kalksak, adına domepato rejimi diyebileceğimiz bir rejim ortaya çıkmıştır.

“KAYNAKLARIMIZIN HEBA OLUŞUNU İZLEMEKTEN BÜYÜK BİR VİCDAN AZABI DUYUYORUM”

Eğer Türkiye, bugün çabasını ortaya koyduğumuz önümüzdeki 3-5 yıllık periyod içerisinde bu çağın icap ettirdiği, artık tarihin milletlerin yarışı olarak bildiğimiz bu rekabette sadece millet ve devlet olarak değil bireyleriyle, üniversiteleriyle, şirketleriyle bu küresel rekabetin içerisinde olabilmemiz için demokrasimiz başta olmak üzere hukukumuza, eğitim sistemimize ve ekonomimize yeni bir boyut ve derinlik katmak mecburiyetindeyiz. Bugün kısacası, bu üçlü referanslar yerine güvenliği tercih etmeyi bizlere dayatanların ülkeye dayattığı ve hiçbir denetim yapamadığımız bu mekanizmanın ülkenin ödettiği büyük bedeller olduğu kanaatindeyim. Usulsüzlük, yolsuzluk başta olmak üzere ne siyasi ne idari ne de adli denetim ne de sivil toplum ve medyamızın kamuoyu denetimi yapmadığı bugünkü ülkede, kaynaklarımızın heba oluyor olduğunu izliyor olmaktan kendi adıma da büyük bir vicdan azabı duyuyorum.

HERKESİN BİRBİRİNİN CELLADI OLDUĞU SÜRECİ SONA ERDİRMEK MECBURİYETİNDEYİZ”

Geldiğimiz noktada, demokrasiyi konjonktürel bir program olarak görenler, demokrasiyi bir muhalefet ideolojisi olarak görenlerin iktidar olduklarında değerli vakıf başkanımızın da ifade ettiği gibi, konjonktüre, şartlara göre değişen fikirleriyle Türkiye’nin yol alabilme imkanı yoktur. Bugünkü iktidar sahiplerinin adeta ülkemize, her birime söylediği, Arap aleminde anlatılan bir darbımeselde vücut bulduğu şekliyledir. Hikaye odur ya, fırtınaya ağacın tepesinde yakalanmış vatandaşımız dua etmeye başlamış, ‘Yarabbi yere sağ salim inersem 5 kurban keseceğim’ diye. Yavaş yavaş indikçe 4 kurban demiş, 3 kurban demiş, 2 kurban demiş. Ayağı yere basınca ‘Kurban mafiş’ demiş. Bugünkü iktidar sahiplerinin de her birimize söylediği, ‘Demokrasi mafiş’ sözüdür. O açıdan, bu ülkede hiç kimsenin demokrat olmadığı, herkesin birbirinin celladı olduğu süreci sona erdirmek mecburiyetindeyiz. Bu fasit daireden Türkiye’yi çıkartmak mecburiyetindeyiz. Özellikle, yarınlarda Cumhuriyet’in tarihi yazılırken adeta tarihimizde olduğu gibi fetret dönemlerine benzer, Türkiye’nin bu 20 yıllık döneminin bir fetret dönemi olarak yazıldığı noktada, Türkiye’de herkesin birbirinin celladı olduğu bu süreçten çıkartacağımıza inanıyoruz. Muhatap olduğumuz hukuksuzları, usulsüzlükler ve her geçen gün rengi koyulaşan bu rejimin dayatmaları, özellikle bugün altılı masa etrafında birlikte irade koyduğumuz siyasal partiler olarak önümüze bir vazife koymaktadır. Bu vazife de korkusuzca yaşama hürriyetimizi teminat altına alacağımız, herkesin hukukundan emin olduğu bir Türkiye’yi ortaya çıkartacağımız, herkesin eşit fırsatlara sahip olduğu bir Türkiye ortaya çıkartmak, herkes için ortak yaşam alanını inşa etmektir.

Türkiye’nin buradan dönüşü yoktur. Türkiye’yi bu yoldan döndürmeye zamana zaman tarihimiz içerisinde teşebbüsler olmuştur. Ama milletimizin o şaşmaz vicdan duvarına vurarak bu teşebbüslerin her biri de dönmüştür.

İstanbul Belediye Başkanımız sayın İmamoğlu şahsında, siyaseti hukuk eliyle, bu kuvvetlerin uyumu diyerek hukuku, adliyeyi adeta yürütmenin bir şubesi haline getiren ve hangi talimatlarla bu kararların alındığını hepimizin bildiği bu süreçle beraber, Türkiye’yi bu yoldan döndüremeyecek, Türk demokrasisine bir mühendislik teşebbüsüyle şekil verilemeyeceği kanaatindeyim. Demokrasiyi verili olarak bulmuş başka ülkelerle kıyas dahi etmek istemeyiz. Türkiye Cumhuriyeti devletinin iki tane çökmüş ülkeye komşu olarak Fırat ve Suriye aynasında bile baksa bütün ağır aksak işleyen varlığıyla beraber her birimize sunduğu hukukun, fırsat eşitliğinin, güvenliğin, refahın kıymetini bilmek zorundayız. Bir hatırlatmayı yapmak isterim. Bu imkanların, bu kaynakların kıymetini hepimizden daha fazla, iktidarlarının varlık sebebi olan ve her tür imkanından, her tür imtiyazından yararlanan bugünkü iktidar sahiplerinin bilmesi icap eder. O açıdan Demokrasi Şurası’nı topyekün ülkemiz adına, demokratik bir idrak tazelemesine vesile olmasını temenni ediyorum. Demokrasi yürüyüşümüzün kesintiye uğratılamayacağı inancıyla burada mutlaka ortaya çıkacak fikirler, bizim de için de kılavuz olacaktır.”

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
yangın algılama sistemleri