DOLAR 47,1881 0.04%
EURO 53,8614 -0.23%
ALTIN
BITCOIN %
Ankara
°

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

adana haber - agrı haber - haber ajansı - akdag haber - akit tv haber - almanya haber - ana haber bülteni - news haber - ankara haber - arabistan haber - asayiş haber - spor haber - ataköy haber - avrupa gazetesi - avustralya haber - aybastı haber - azerbaycan haber - bağdat haber - bartın haber - başakşehir haber - basın bülten - batum haber - bayburt haber - beykent haber - bilişim haber - boomerang haber - çankırı haber - cnbc haber - cnn haber - dobra haber - doğuş gazetesi - dolunay haber - doruk haber - dünya haber merkezi - ermenistan haber - flash haber - fox haber - fox tv haber - fransa haber - gazete gündem - gaziantep haber - gaziantep haber - giresun haber - global bülten - gümüşhane haber - gümüşhane manşet/a> - gürcistan haber - haber28 haber - 365 haber - 365tv haber - haber60 haber - haber ajansı - haber aktif - best haber - birgün haber - objektif haber - haber özetleri - sizin haber - hakkari haber - hep haber - ığdır haber - ılgın haber - ingiltere haber - internet haber - iskenderun haber - istihbarat haber - kadının sesi haber - kanada haber - kanal24 haber - kanal7 haber - kanal a haber - kanal t haber - kapsam haber - karadeniz haber - karamürsel haber - kazakistan haber - kent haber - kıbrıs haber - kıbrıs tv haber - küçükçekmece haber - maçka haber - madtv haber - magazinpress haber - makedonia haber - malatya haber - megachannel haber - merkez ana haber - muş haber - olay tv haber - öncü haber - özbekistan haber - özgür haber - özlem haber - parti haber - pause haber - polis haber - samsun gazete haber - sandıklı haber - seçim haber - sendika haber - show haber - show tv haber - sivil haber - star tv haber - suriye haber - tatil haber - teşkilat haber - tokat gazete haber - trt1 haber - türkistan haber - tv5 haber - tvnet haber - ultra haber - ulusal bülten haber - ulusal kanal haber - vatan haber - uluslararası haber - yerel bülten haber - yeryüzü haber - zaman haber - adalet haber - adana gündem haber - alem haber - aliağa haber - amasya haber - anadolu manşet haber - ankara güncel haber - antalya haber - antep gazetesi haber - askeri haber - aydın haber - bağcılar haber - basın haber - beylikdüzü haber - beypazarı haber - beyşehir haber - bodrum haber - bomba haber - bozkır haber - cep haber - çeşme haber - denizli gündem haber - doğubeyazıt haber -elbistan haber - erzurum gündem haber - evrensel haber - evrim haber - gaziantep bülten haber - girişim haber - gölbaşı haber - 365 haber - 44 haber - 73 haber - 77 haber - aksiyon haber - arşiv haber - bir haber - channel haber - karadeniz haber - özet haber - port haber - sosyal haber - haber yazıyo - haber yelkeni - hemen haber - istanbul haber - istanbul son haber - kandıra haber - kars manşet haber - kayseri manşet haber - magazin tv haber - merzifon haber - nesil haber - news haber - onay haber - ordu manşet haber - şafak haber - samsun manşet haber - sarıyer haber - sarıyer son haber - sky haber - tarım haber - taşova haber - trabzon manşet haber - video haber - yükseliş haber - zafer haber - küre haber - haber - haber - anadolu haber - antakya haber - çarşamba haber - aksiyon haber - haber turu - ulusal haber - internet gazetesi haber - millet gazetesi haber" - moda haber -organik haber -smart haber -terme haber - zara haber
sponsor reklam
236 okunma

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, canlı yayında gündemi değerlendirdi: (1)

ABONE OL
16 Eylül 2023 09:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Güven veren, sağlıklı bir ortam oluşturduğunuz zaman hem enflasyonu düşürmeniz hem de büyümeyi sürdürmeniz mümkün. Bunu tarihte yaptık biz, ikisi aynı anda iyileşebiliyor.” dedi.

Yılmaz, Habertürk ve BloombergHT ortak yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Orta Vadeli Program’ın (OVP) toplumun hemen tüm kesimleriyle istişare edilerek hazırlandığını belirten Yılmaz, OVP döneminde depremlerin yaralarını sarmayı, enflasyonu kademeli bir şekilde tek haneye düşürmeyi, bunları yaparken istihdam ve büyümeyi olabildiğince korumayı ve sürdürülebilir sosyal refah ile sosyal adaleti güçlendirip, oluşturulan refahı toplumun bütün kesimlerine yaygınlaştırmayı hedeflediklerini söyledi.

Yılmaz, bu dört amaca, para, maliye politikaları ve yapısal reformlarla ulaşmayı öngördüklerini anlatarak, OVP’yi bir takvim içinde, iyi bir sıralamayla gerçekleştireceklerini, OVP’nin içeri ve dışarıda bir güven unsuru oluşturduğunu ifade etti.

“Son üç ayda rezervlerimizde 22 milyar dolar civarında bir artış oldu”

OVP ile cari açığı azaltmayı öngördüklerini dile getiren Yılmaz, programın sonunda cari açığın yüzde 2’lere düşmesini beklediklerini belirterek, şöyle konuştu:

“Bu ne demek? Dış kaynağa yine ihtiyacımız belli bir miktar olacak demek. Ama önemli olan bunu sağlam, sağlıklı kaynaklardan, uzun vadeli kaynaklardan elde etmek. Bunu da programla güven veren bir çerçeveyle sağlamak durumundayız. Türkiye bunu yaptı. Geçmişte 20 milyar dolarların üzerinde yıllık sermaye girişi oluyordu. Bir taraftan da uzun vadeli portföy yatırımları Türkiye için yine önemli kalkınmanın finansmanında. Bunların önümüzdeki dönemde rahatlıkla yapılabileceğine inanıyoruz. Bu sadece cari açığımızı finanse etmekle kalmayacak. Rezervlerimizde de artış getirecek. Nitekim son üç ayda rezervlerimizde 22 milyar dolar civarında bir artış oldu. Cari açığımız olduğu halde. Bu şu anlama geliyor. İşte bir sermaye girişi var veya sistemin dışında olan bazı kaynaklar, seçim sonrası güven ortamında, belirsizliklerin azaldığı bir ortamda sisteme, finansal sisteme girmiş oluyorlar. Dolayısıyla şu anda Merkez Bankamız biliyorsunuz 120 milyar doları aştı toplam brüt rezervleri. Net olarak da baktığınızda 22 milyar dolar sadece son üç ayda rezerv artışı oldu.”

Ülkenin yatırım potansiyellerinin tanıtılmasıyla bunun daha fazla geliştirilebileceğine işaret eden Yılmaz, “Önümüzdeki dönemde, seçimlerini yaşamış, siyasi belirsizliklerini ortadan kaldırmış, teknik anlamda öngörülebilirliğini de Orta Vadeli Program’da sağlamış bir ülke olarak, iyi bir tanıtımla çok ciddi anlamda bir yatırım cezbedebileceğimize inanıyorum. Dünyanın hali de ortada. Mukayese edebileceğiniz başka ülkelere göre Türkiye çok daha iyi fırsatlar, imkanlar sunuyor.” diye konuştu.

“Büyümenin kompozisyonu çok önemli”

Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu’nda (YOİKK), kamu ve özel sektörün temsilcileriyle çok faydalı bir toplantı yaptıklarını aktaran Yılmaz, eylül ayı sonuna kadar bunu bir eylem planına dönüştüreceklerini ve yatırım ortamını iyileştirmeye dönük kanuni düzenlenmeleri içeren bir paketi de düşündüklerini kaydetti.

“Büyümeden taviz vermeden enflasyonu nasıl düşüreceksiniz?” sorusuna Yılmaz, şu yanıtı verdi:

“Özellikle 2002 sonrası biz bunu yaşadık. Güven veren sağlıklı bir ortam oluşturduğunuz zaman hem enflasyonu düşürmeniz hem de büyümeyi sürdürmeniz mümkün. Bunu tarihte yaptık biz, ikisi aynı anda iyileşebiliyor. Ders kitaplarında yazan her zaman olmuyor yani. Farklı unsurlarla iki şeyi aynı anda iyileştirme pratikte mümkün. Birincisi bu. İkincisi, büyümenin kompozisyonu çok önemli. Tüketim ağırlıklı bir büyüme yaparsınız. Bu enflasyonist bir büyüme olur.. Kompozisyonunu değiştirirsiniz. Arz, yatırım, üretim, ihracat ağırlıklı, dış talebe daha fazla önem veren bir kompozisyonda yaparsınız büyümeyi. O zaman büyüme enflasyonla dediğiniz kadar çelişmez. Tam aksine belli konularda arz açığınızı gidererek, enflasyona olumlu katkısı bile olabilir. Dolayısıyla büyümenin kompozisyonu çok önemli. Sadece düzeyi değil içeriği, bileşenleri çok önemli. Bizim Orta Vadeli Program’da öngördüğümüz daha dengeli bir tüketim gidişatı ama üretime, yatırıma, ihracata daha fazla ağırlık veren bir büyüme.”

Kıdem tazminatı konusu

Yılmaz, “Kıdem tazminatlarının emeklilik sistemine dahil edileceğine dair bir şey konuşuldu. Çok da soruluyor. Öyle bir şey var mı?” sorusuna ise “Burada hükümetlerimizin yaklaşımı şu. İşçi kesiminin temsilcileriyle, istişare içinde bu işi sonuçlandırmak. Yani tek yanlı bir çözüm dayatmak değil. Çözülmesi gereken bir mesele mi? Evet öyle. Ama bunu istişarelerle, işçi ve işveren dengesi içinde ve özellikle işçi kesiminin temsilcileri, sendikalarla istişare içinde bu konuya yaklaşmak. Kıdem tazminatında maalesef çok ciddi problemler de var. Ödenmeme meseleleri var. Başka sıkıntılar var. Oluşturduğu bir belirsizlik var. Özellikle iş dünyası firmaları üzerinde. Dolayısıyla bir dönem bir fon oluşturup bununla bu problemi çözme gibi bir yaklaşım vardı. Dolayısıyla bunlar önümüzdeki dönemde yine Türkiye’nin gündemde olan konuları olacak.” karşılığını verdi.

“En kritik konu, kayıt dışılıkla mücadele”

“OVP’de, vergi gelirinin 2024’te yüzde 73,2 artışı gözüme çarptı. Vergi oranları mı arttırılacak? 2024’te nasıl vergiler göreceğiz?” sorusunu Yılmaz, şu şekilde yanıtladı:

“Vergi gelirlerindeki artış her zaman vergilerdeki artışla olmak durumunda değil. Bu öngördüğümüz çerçevede dört önemli etkiden bahsedebiliriz. Birincisi şu, biz bu yıl tedbirler aldık biliyorsunuz. Bütçe açığımızı aşağıya çekebilmek, vergi gelirlerimizi arttırmak için bazı tedbirler aldık. O tedbirlerin bu yıla yansıması yani 2023’e yansıması yarım yıl. 2024’e yansıması ise tam yıl olacak. Dolayısıyla böyle bir fark var. İkincisi kayıt dışılıkla çok daha etkin ve dijital bütün imkanları kullanarak mücadele etme kararlılığımız var. Bunun birtakım vergi gelirlerimiz üzerinde etkilerini bekliyoruz. Tahakkuk tahsilat oranlarını arttırıcı idari tedbirler öngörüyoruz. Dolayısıyla bütün bunlar vergi gelirlerinde hiçbir oransal değişme yapmasanız bile toplam vergi gelirinizde bir farklılık oluşturacak. Dördüncüsü de tabii enflasyon, enflasyon dediğiniz hadise kamunun giderlerini arttırdığı gibi gelirlerini de arttırıyor. Vergi gelirlerini de artırıyor. Oradan da gelecek katkılar var. Dolayısıyla bütün bunlarla birlikte baktığınızda vergi gelirlerindeki artışı, büyük oranda en azından izah edebiliriz diye düşünüyorum.”

Vergi reformu tartışmalarına değinen Yılmaz, doğrudan vergilerin payının artırılması gerektiğini, sosyal adalet açısından bunun önemli olduğunu ve bunun orta-uzun vadede, yapısal dönüşümle gerçekleştirilecek bir hedef olduğunu kaydetti.

Yılmaz, “Her zaman vergi gelirleri, oran artınca artacak diye bir kural da yok. Dengeli bir şekilde tüm toplumsal kesimlere bunu yayabilirseniz bazen vergi oranlarını bir miktar düşürseniz bile toplam vergi tahsilatını artırabilirsiniz. Burada en kritik konu, kayıt dışılıkla mücadele. Kayıt dışı hiçbir unsurun kalmaması lazım. Hele hele bugünkü dijital imkanları da düşündüğünüz zaman OVP’de de bunun altını çizdik doğrusu. Teknolojiyi, dijital imkanları bizim çok daha etkili bir şekilde bu alanda kullanmamız gerekiyor. Bunu yaptığınızda zaten doğrudan vergiler de artmış oluyor.” diye konuştu.

“Kurla ilgili herhangi bir rakam açıklamış değiliz”

Döviz kuruna ilişkin soruya Yılmaz, OVP’de serbest kur rejiminin ifade edildiğine dikkati çekerek, “Dolayısıyla kurla ilgili herhangi bir rakam açıklamış değiliz. Ama o gün sosyal medyada işte tersine mühendislik dediğimiz bir şey var. ‘Kur böyle açıklandı’ diye haberler yapıldı. Ortalama veriliyor orada. Yıl sonunu lineer bir şekilde artırıp hesaplayanlar da var. Öyle bir şey doğru değil bir defa. Kurda öyle lineer bir artış olmayabilir. Kurdaki mesele şu. Dediğim gibi ne bir tahminimiz var ne bir hedefimiz ama şunu söyleyebilirim. Seçimlerden sonra uzun bir süre kurda bir değişim yaşanmamıştı. Bir düzeltme oldu diyebilirim. Yani önemli ciddi miktarda bir düzeltme oldu. Dolayısıyla bundan sonra benzer bir hareket beklememek gerekir. Yani o enerji diyelim zaten açığa çıktı, gerçekleşti. Bundan sonraki dönemde, bir taraftan enflasyonun seyri diğer taraftan Türkiye işte kaynak girişi, güven ortamı, bütün bunlar tarafından şekillenerek gidecek ama yıllık değil de orta vadeli baktığınızda enflasyonun üstünde bir seyir görmüyoruz doğrusu.” yanıtını verdi.

“Hiç kimseyi enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz de”

Yılmaz, ücret artışlarının enflasyona göre nasıl düzenleneceğine ilişkin soruyu ise şöyle cevapladı:

“Birincisi şu. Biz biliyorsunuz bir oran veriyoruz. Mesela memura diyelim yüzde 15 dediniz, yıl ortasına geldiniz, yüzde 15’in üstündeyse farkını veriyorsunuz, enflasyona tamamlıyorsunuz. Bir defa böyle bir mekanizmamız var. Dolayısıyla bu anlamda hiç kimseyi enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz de. Yıl ortasına geldiğimizde neyse enflasyon o fark verilecek. Dolayısıyla bir taraftan da memurla ilgili biliyorsunuz bu yılın enflasyon farkı olacak. Seyyanen artış yaptığımız için oransal artış olmadığı için bu yılın oransal artışı daha sınırlı kalmıştı. Dolayısıyla gelecek yılın artışı daha yüksek olacak. Enflasyondaki bu yeni tahminlerimiz ışığında baktığımızda memura önemli bir artış olacağını söyleyebilirim. Hem yüzde 15 artı 2023’ün enflasyon farkı. Bu önemli bir rakam olacak. Artık enflasyon gerçekleşmesine göre. Bu da otomatik olarak memur emeklisine de yansıyacak zaten. Yani orada bir şey var, mekanizma var. Geriye işçi emeklisi ve asgari ücret alan emekliler kalıyor. Buradaki kesimlere dönük olarak da dengeleyici bir takım tedbirleri yıl sonuna kadar çalışmayı öngörüyoruz.”

“Kur korumalı mevduat çözüldüğünde yabancı paraya gitmemeli”

Kur korumalı mevduattan belli bir süreç içinde, aşamalı bir şekilde çıkış olacağını ifade eden Yılmaz, “Kur korumalı mevduat çözüldüğünde yabancı paraya gitmemeli. Türk lirası bazlı araçlara yönelmeli ki kurdaki istikrarımız devam etsin. Yeni düzenlemelerle, karşılık ayırma şartlarıyla, makro ihtiyati dediğimiz bazı tedbirlerle o tarafa doğru bir yönlendirme olacak. Ama bu bir anda olmayacak. Tasarruf sahipleri de endişe etmesinler. Biraz da uzun vadeye yönlendirme amacı var burada. Bizim bankacılık sistemimizin klasik problemi. Çok kısa vadeli hesaplarımız var maalesef. Çok kısa vadeli mevduatla, çok uzun vadeli projeleri finanse etmeye çalıştığımız bir sistem. Bu da sağlıklı değil elbette. Dolayısıyla mevduat vadelerini de uzatmayı teşvik edici bir düzenleyici çerçeve içinde bunu aşama aşama, zaman içinde, doğa seyri içinde bir çıkış sağlayacağız. Ama ani bir hareket olmayacak burada.” şeklinde konuştu.

Yılmaz, Türkiye’de bankacılık ağırlıklı bir finansal sistemin bulunduğu belirterek, “Bir finans reformuna da çok ciddi ihtiyacımız var. Dünyadaki kriterleri neyse bu işin. Bizde de bu çerçevede girişim sermayesi, proje sermayesi daha çok gelişmeli. Sadece parası olana değil. Gerçekten iyi projesi olana, üretecek olana kaynak veren, fırsat veren bir finansal sistem olmalı. Kadın girişimciliğe de destek olan, genç girişimciliğe, yeni teknolojik girişimleri olan insanlara destek veren bir finansal sisteme de ihtiyacımız var.” sözlerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, İstanbul Finans Merkezi’nin sadece bir alandaki binalar olarak görülmemesi gerektiğini anlatarak, “Bu bir yeni bakış açısı aslında, yeni bir strateji. Mevzuatıyla, finansal okuryazarlıkla, yeni finansal enstrümanlarla, yeni kurumsal yapılarlar birlikte Türkiye bir finans merkezi haline dönüşecek.” dedi.

(Sürecek)

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

yangın algılama sistemleri